Ağaç veya dalları çalışmaya, genişletmeye engel oluyorsa usulünce yerinden sökülebilir, başka bir yere nakledilebilir. Yerinden sökmeye gerek yoksa yola, çalışma alanına uzanan dallar usulünce budanabilir. Bu konuda belediyeden, orman müdürlüğünden yardım da istenebilir. Yeter ki niyet olsun, hiçbir yerden yardıma hacet yok, müteahhitlik şirketi kendi imkanlarıyla bile ağaçlara zarar vermeyecek bir çözümü üretebilir.
Anadolu'da, bozkırda ağaç çok zor yetişir, çok zor büyür. Kim bilir bu ağaçları yetiştirmek için ne zahmetler, emekler verildi. Kimi 30, kimi 50 yaşında kilometreler boyunca binlerce ağaç, şanslı olanlar (!) dalı budağı -iş makinesiyle- vahşice kırılmak suretiyle kurtulmuş (!). Şanslı olmayanlarsa paletlerin altında ezilip bir kenara atılmış.
Bu konuda politik, ekonomik, sosyolojik, psikolojik bağlamda pek çok şey elbette söylenebilir. Ancak soru kâfî, soru bâkî:
Bir yeri yaparken bir yeri bozmak niye? Bu hoyratlık, bu vahşet neden?
*Ağaç mühim ama yol ve SUV'lar daha mühim. Ağaç ve dahi denge, hassasiyet, kanaat olmayınca az biraz yağmurda o SUV'ları üst üste yığılmış şekilde, dereye dönmüş yollarda, çamurdan topluyoruz işte.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder